Sizi tanıyabilir miyiz?
1980 yılında orta halli bir ailede doğdum. İstanbul Erkek Lisesi’nden sonra Boğaziçi Sosyoloji bölümünü bitirdim. Cultural Studies alanındaki master’ımı tez aşamasında bıraktım, ilk afla beraber vermeyi düşünüyorum. Yapay zekâ eğitimimi Berkeley, nörobilim eğitimimi MIT’den sertifikalarla tamamladım. İyilik için Sanat derneği üyesiyim. Avrupa Birliği projelerinde, Düzce, Van ve Maraş depremlerinde sahada, görevlilerin stres eğitiminde ve Kadın ve Çocuk çadırları sorumlusu olarak çalıştım. Travma araştırmalarım sonunda “Travmanın Beş Kayıp Alanı” isimli eğitimi yarattım. Tarih, antropoloji, film izlemek, tenis, tango gibi hobilerim var. Bu ara omuzumdaki sakatlıktan dolayı sadece masa tenisi oynayabiliyorum. AI çağına özel seminerler ve liderlik eğitimleri ve workshoplar kurguluyorum ve çocuklar için eğitim materyalleri tasarlıyorum.
Neden Öğretmenlik?
Aslında matematikçi olmam bekleniyordu ailede. Bense, zaten matematiği kendim okuyabiliyorum, başka bir alan okuyayım dedim ve bence matematiğin izdüşümü alanlardan biri olan sosyolojiyi tercih ettim.
Bir inanca göre, çocukluğumuzda ne olmak istersek, ilgi alanımız nelerse eninde sonunda oraya varırmışız. Ben de çocukken bebekleri dizip onlara eğitim verirmişim. Eğitimci kimliğimi daha lisedeyken keşfettim: derslerde hocaların neyi nasıl anlattığına bakıp daha kolay nasıl anlatılır diye düşünürdüm. Özel ders vererek başladım. Sonra Modafen’in kuruluşundaki takımda yer aldım. Sonra gerek matematik, gerek fizik, kimya ve sanat dahil bir çok alanda eğitimcilikle de devam ettim.
Bu alanda neler yaptınız, neler yapıyorsunuz?
Ben hepimizin bu dünyaya matematik yapmayı bilerek geldiğine inanıyorum. Nörobilim çalışmaları da bunu destekliyor. Matematiksel düşünme alanı ile hareket etme alanımız aynı yerde. İçgüdüsel olarak hesaplıyoruz çoğu zaman: tıpkı Messi’nin gol atması gibi vs.
Akademik olarak soru çözmek ise apayrı bir mevzu. Ülkelerin tedrisatları bambaşka. Ben genelde küçük yaşlardan öğrenciyi alıp uluslararası sisteme uygun matematiksel eğitimini veriyorum. Bunu yaparken de aileler ile beraber gidişatı danışman olarak da takip ediyorum. Jenerasyonel yaklaşımları çözmek de işimin başka bir boyutu haliyle. Var olan sosyopsikolojik blokajları ortadan kaldırdığınızda ve bir öz disiplin ve iş yapma şekli oturduğunda akademik başarı da kendiliğinden geliyor.
Türkiye’de Öğretmen olmak nasıl bir şey?
Kendi şirketim olduğu, öğrenciyle teke tek ve uluslararası müfredatlarla çalıştığım için diğer meslektaşlarımın yaşadığı sorunlara ayağım pek takılmıyor. Ancak dönem anlamında bir eğitmen olarak yaratıcılığımıza ve serbest düşüncenin eşlik ettiği sürdürülebilir yenilenmeye ve gelişime daha önce yönelmediysek bile şimdiden sonra dümeni çevirme zamanı. Bu topraklarda “Köy Enstitüleri’nden gelen nefis bir eğitimcilik alanı var aslında. Eşlik eden, öğrenciyi gelecekte hayal ederek ona yön veren. o zamanlarda henüz dopamin bazlı beyin, kaygı eşiği gibi kavramlar henüz bilinmiyormuş, ancak insan tanıma sanatı konusunda ustaymışlar. Şimdi de müfredat kadar öğrenciyi, zamanın ruhunu ve ailelerin ihtiyaçlarını merkeze alabilen çok katmanlı bir eğitimciliğe ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.
Ve iyi bir eğitmenliğin olmazsa olmazı bence aynı zamanda başka bir alanda öğrenci olmak ve böylece öğrencinin halinden de anlamak.
Bundan sonraki hedefleriniz neler?
27 seneden sonra hala işime aşığım. Bir insanın ilerlemesini, kendi potansiyelini gerçekleştirmesini, temel sorunları tespit ederek en kısa ve efektif yoldan çözmeyi deneyimlemek paha biçilemez. Bir eğitimci olarak hem ailelerle hem bireylerle edindiğim deneyimleri ve yaptığım çalışmaları başka alanlara da taşımak istiyorum. AI ile ve yaşadığımız endüstri devrimi ile gelen değişimlerin ve gerekliliklerin bireysel, kültürel ve kurumsal olarak yerleşimini önemsiyorum. Oluşmakta olan projeler var, genel olarak liderlik ve nörobilim eğitimleri üzerine. Fazla açık etmeyeyim. Eskilerin bir sözü vardır: projelerini suya söyle, gerçekleşince de ay ışığında kutla.

Aslı Sağal, İstanbul Erkek ve Boğaziçi Üniversitesi mezunudur. 27 yıllık uluslararası müfredatlara dair deneyime sahip bir matematikçi, eğitimci ve sosyologdur. İş dünyası için yapay zeka sertifikasını Berkeley Üniversitesi’nden, Nörobilim sertifikasını MIT’den almıştır. Nörobilim; travma araştırmaları; bireysel güçlenme; yapay zeka çağında öğretmenlik, liderlik ve kültürel yönetim ve ayrıca sanat alanında eğitim ve danışmanlık sunmaktadır.

