Saçmalama Hakkı
Kuşaklar arasındaki anlam ve kavram kargaşasında farkındalığımızın arttığı yeni bir kalıp ile sizi bu ayki yazımda buluşturmak istiyorum.
Yaz tatilinde İngiliz bir ailenin çocuklarına okula neden devam etmesi gerektiği konusunda onu ikna etmesine tanıklık ettim. Lise çağında bir genç kızdı. Bir an durup düşündüm, nasıl yani , okula gitmek için ikna edilmeye ihtiyaç mı var ? Saçmalama . Evet ailenin kullandığı kelime de tam olarak bu idi.
Bunun üzerine düşünmeye başladım. Bu çocuğun şımarıklığı mı , ya da bu ona tanınması gereken bir hak mı ? Böyle bir hakkı var ama ikna ile bu haktan vazgeçirilmek mi isteniyor !!!
Yaşadığımız toplum düzeni , eğitim hayatımızın tamamı ve iş hayatımızın genelinde kurallar çerçevesinde mantıklı ve tutarlı hareket etmemiz beklendi. Kendi isteklerimizin, hayallerimizin hep bu kalıplar arasında olması arzu edilendi, çılgınlık çok da matrah bir şey değildi .
Misafirliğe giderken iki farklı renkli çorap giyinebilir miydik elbette hayır,
Test sınavları ile geçen eğitim hayatımızda beş seçenekten farklı bir cevap verebilir miydik elbette hayır,
İş hayatımızda işi bilinen yollardan farklı bir kalıp ile yapmaya kalkışabilir miydik elbette hayır.
Bunlar ciddiyetsizlik olarak algılanır ve toplumun onaylamadığı sınırlar içerisinde kalırdı.
Ama toplum dediğimiz soyutta kurallar bütünü ama gerçekte yaşamın içinde olduğu “mantıklı” diye onayladığı çoğu zaman alışkanlıklardan ve çoğunluğun konfor alanından beslenen sınırlar ne kadar doğru ? ne kadar kabul edilebilir? ve tabi olunması gereken tek gerçeklik mi ?
Galileo dünya yuvarlaktır derken aslında kendi dönemi de onun da saçmaladığını düşünüyordu !!!
İnsan olmak öğrenmek, düşünmek, ölçmek, tartmak ve eyleme geçmek silsilesi gibi ilerlerse yapay zekadan bir farkı kalmıyor. Oysaki insan da duygu var. Duygu halinin eyleme geçmekte öne çıkması ile bu saçmalama olarak tanımlanabilecek davranışlar ile karşılaşıyoruz.
Evet insan saçmalayan bir varlıktır. Tutarsızlıklarımız, fikir değişimlerimiz, hayallerimiz var. Bırakın yalnızca akıl ile değil, hayal gücüyle de var olduğumuzu kabul edelim. Saçmalama hakkımı kullanırken belki de gerçek beni görüyorsunuz. Kendimi ifade etme tarzım olan bu saçmalama hakkı belki başkalarının da ilhamı olacak.
Bu hak aynı zamanda psikolojik bir ihtiyaçtır. İnsan sürekli olarak ölçülüp biçilen bir varlık hâline geldiğinde, yaratıcılığı körelir ve kendini sansürlemeye başlar. Oysa güvenli bir ortamda saçmalayabilmek; hata yapabilmek, abartabilmek, uç fikirler ortaya atabilmek demektir. Bu özgürlük, bireyin iç dünyasını rahatlatır ve özgüvenini besler. Sürekli “doğruyu söyleme” baskısı altında olan bir zihin, zamanla suskunlaşır.
Elbette saçmalama hakkı sınırsız değildir. Başkalarının haklarına zarar veren, nefret veya şiddet içeren söylemler özgürlük kapsamında değerlendirilemez. Ancak yalnızca alışılmışın dışında olduğu için bir düşünceyi bastırmak, bireyin ifade alanını daraltır. Toplumların gelişmesi için yalnızca makul ve ölçülü seslere değil, sıra dışı ve aykırı seslere de ihtiyaç vardır.
Ayrıca saçmalama hakkı, insan ilişkilerinde de samimiyet yaratır. Kusursuz görünme çabası, bireyler arasında görünmez duvarlar örer. Oysa bazen anlamsız bir espri, tutarsız bir hayal ya da abartılı bir fikir, insanlar arasında sıcak bir bağ kurabilir. Çünkü saçmalamak, bir bakıma savunmasız kalmayı göze almaktır; bu da gerçek iletişimin kapısını aralar.
Sonuç olarak saçmalama hakkı, insanın yalnızca aklıyla değil, hayal gücüyle de var olduğunu kabul etmektir. Bu hak; yaratıcılığın, özgünlüğün ve bireysel cesaretin temel taşlarından biridir. Toplumlar ne kadar mantık üzerine kurulursa kurulsun, onları ileriye taşıyan çoğu zaman birinin “saçma” denilen fikridir. Bu yüzden belki de asıl tehlike, saçmalamak değil; hiç saçmalayamamaktır.

1974 doğumlu olan Ayşe Balgay Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat bölümünden mezun olmuştur. 1996 yılında Şekerbank İstanbul Karaköy Merkez Şube Pazarlama bölümünde MT olarak çalışma hayatına başlamış, 1998 yılında Şeker Leasing A.Ş.’nin kuruluşu aşamasında yapılan teklif ile çalışma hayatına Leasing Kredi Tahsis ve İzleme departmanında devam etmiştir.

