Arilar

Ayşe Balgay     |  

Arılar

Bu ay sizi bambaşka bir konu ile tanıştıracağım. Doğanın bir mucizesi ile. Her canlı bir mucize ama bu bambaşka.

Bugün kutup bölgeleri dışında dünyanın tüm kara parçalarında yaşayan bal arısı, 17. yüzyıla kadar sadece Eski Dünya’da yaşamaktaydı.

İnsanla arının tanışması Mezolitik çağda (Yontma Taş) başlamış, insan, kaya çatlakları ve ağaç kovuklarında bulunan bal arısı yuvalarından bal avcılığını (bal toplamayı) öğrenmiştir.

İlk kovan büyük olasılıkla taş devrinde, içerisinde bir arı kolonisinin bulunduğu ağacın kesilmesiyle elde edilmiştir. Daha sonraları ise sırasıyla; mantar, ağaç kabukları ve içi oyulmuş ağaç kütükleri kullanılmıştır.

Ormanın olmadığı ve ağaç bulmanın zor olduğu Orta Doğu’da su testileri arı kolonilerine yuva olmuştur. Bu kültürün izlerine bugün bile İsrail ve Lübnan’da rastlanmaktadır. Eski Mısır’da kil ve topraktan yapılmış borular kovan olarak kullanılmıştır.

Eski Mısır’da arıları kovandan uzaklaştırmak için duman kullanılmıştır. Orta Çağda arıcılar bakım sırasında kendilerini korumaya yönelik giysi kullanıyorlardı.

  1. Yüzyıldan itibaren arıcılık hızlı bir şekilde gelişmeye başlamış ve tarımda önemli yer tutmuştur.

1600-1850 Yılları arasında 3 önemli gelişme olmuştur.

Bunlardan birincisi, bal arılarının biyolojisi ve yaşam döngüsünü açıklayan bilimsel buluşlardır.

İkincisi, bal arılarının kontrolünü sağlayan arıcılık yöntemlerindeki gelişmelerdir.

Üçüncüsü ise bal arısının Eski Dünya’dan Yeni Dünya’ya götürülmesidir.

  • 1568’de arıların yumurta ya da larvadan ana arı yetiştirebileceği,
  • 1586’da ana arının yumurtladığını ve kolonideki tüm bireylerin anası olduğu,
  • 1609’da ana arının dişi ve koloninin anası, iri yapılı bireylerin erkek olduğu,
  • 1637’de işçi arıların dişi birey olduğu belirlenmiştir.
  • 1687’de tek petekli gözlem kovanında arıların kovan içi davranışları izlenmiş,
  • 1717’de nektarın (bal özü) çiçekler tarafından salgılandığı bulunmuş,
  • 1744’te arılar tarafından bal mumunun salgılanma mekanizması belirlenmiş,
  • 1771’ de ana arı kovan dışında erkek arılar ile uçuş sırasında çiftleştiği saptanmıştır.

Milyarca yıllık yaşamda bu buluşlar nispeten yakın tarihte yapılabiliyor.

  • Bal arıları, koloni adı verilen topluluklar halinde yaşayan sosyal böceklerdir. Normal şartlarda kolonide bir ana arı ve sayıları mevsimlere göre değişmek üzere, on binlerce işçi arı birkaç yüz erkek arı bulunmaktadır.
  • Ana arı, üstün bir yumurtlama yeteneğine sahip olmakla beraber, analık içgüdüsü yoktur. Yönetici rolü üstlenmiş gibi görülen ana arı aslında yöneten değil yönetilendir.
  • İşçi arı, yavruların bakımı-beslenmesi, mum salgılayıp petek örme, kovan bekçiliği, havalandırma, nektar ve polen depolama, nektarın bala dönüştürülmesi, ana arının korunması-bakımı-beslenmesi gibi kovan içi işlerle nektar, polen, propolis ve su taşıma gibi tarla hizmetleri yapmaktadır.
  • Erkek arıların ise, çiftleşme uçuşuna çıkan dölsüz ana arılarla çiftleşmenin dışında bilinen hiçbir aktif görevi bulunmamaktadır.
  • Arı bazı ritmik hareketlerle dans ederek, kimyasal uyarı araçları, ses, dokunma ve elektriksel sinyaller kullanarak karşı taraftaki bireylerin özel duyu organlarına mesajı iletir. Bu mesaj sinir sistemi yoluyla beyne ulaşır ve değerlendirilir.
  • Nektar, arının bal yapmak için doğadan topladığı şekerli sıvılara verilen isimdir. Çiçekte nektaryum denilen organlardan salgılanan veya bitkinin başka bölümlerinden doğrudan bitki veya zararlısı tarafından oluşturulabilir.
  • Çiçeklerin biçimi, görünümü ve kokusu arıların onları kolayca bulmasına yardımcı olur.
  • Arı ziyareti sırasında çiçeğin tipine göre hem nektar hem de polen toplayabilir.
  • Kendinden önce bir arının ziyaretini ise, çiçekte bıraktığı vücut kokusundan algılayan arı bu çiçeğe ziyaret yapıldığını ve nektar olmadığını anlar.
  • Bal , arı sütü, arı zehri, polen ve propolis başlıca arıcılık ürünleridir.
  • Bal alkali bir gıdadır. İnsan vücudunun hastalıklardan ari olabilmesi için alkali özelliğe ihtiyacı vardır.

Çok geniş bir dünya şimdilik bu farkındalık ile bu dünyaya merhaba diyelim. Şaşırtacak bilgilerle önümüzdeki serilerde devam edelim.

Ayse Balgay 150x150
Ayşe Balgay
Danışman

1974 doğumlu olan Ayşe Balgay Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat bölümünden mezun olmuştur. 1996 yılında Şekerbank İstanbul Karaköy Merkez Şube Pazarlama bölümünde MT olarak çalışma hayatına başlamış, 1998 yılında Şeker Leasing A.Ş.’nin kuruluşu aşamasında yapılan teklif ile çalışma hayatına Leasing Kredi Tahsis ve İzleme departmanında devam etmiştir.

(Ayrıntı için tıklayın...)

Yorumlar devre dışıdır