Yeni Dünya Düzeni - Big Reset - Büyük Tufan
“a” = işgücü maliyeti, ücretler
“b” = hammadde + diğer ödemeler + finansal maliyet (krediler)
“c” = kar
“a+b”= ekonomik ürün maliyeti
“a+b+c” = ürün fiyatı
a+b+c’yi bireyler satın alacak. Yani alım gücü olmalı. Ve bireyler sadece “a” yı kazanıyor.
Yani a = a+b+c olmalı.
!?!?!?!?
Ücretler ile pek çok ürünün fiyatı karşılanamaz. Çünkü ortada bir eşitsizlik, dengesizlik var. Ve bireyler ürün satın alınmazsa ekonomi durur.
Bu eşitsizlik ve dengesizlik;
– Bireylerin her şeye ihtiyaç duymamasıyla,
– İhtiyaçların dizginlenmesiyle
sonuçlanır.
Bu durumda ekonomi durmaz, ama yavaş olur (1970’lere kadar dünya).
Ve ekonomiler; nüfus artışının hızlandırılmasıyla ivmelendirilir (1970’lerden – 2000, 2010’lara kadar olan dönem).
Artan nüfus devletlerin kamu giderlerini arttırır ve vergiler artar, devletlerin de borçları artar. Aynı zamanda teknoloji de ilerler ve işsizlik artar.
Ekonomilerin işlemesi için, bireylerin ürün satın alabilmesi ve almaya devam etmesi gerekir. Ve bu da şöyle telafi edilmeye çalışılır;
“d” = bireysel borç ve krediler.
a+d = a+b+c
a+d = a+b+c olduğuna göre, “d” = “b+c” kadar, yani bireylerin banka ve özel borçları, ürünlerin hammadde, finans maliyetleri + karı kadar olmalıdır.
Bu durumda hem bireyler bankalara borçlu hem şirketler bankalara borçlu hem devletler finansal sisteme borçlu olur.
Ve dünya nüfusu arttığı için, işsizlik de artar. Ve hem bireylerin hem şirketlerin hem devletlerin borçlarının ödenmesi için, ekonomilerin büyümesi gerekir. Hep daha fazla ürün satışı gereği doğar. Bu sayede şirketlerin geliri artar, bireyler gelir kazanır, devletler yeni gelir kapıları yaratır.
Ama bu durum sürekli borçlanmayı getirir. Ve artan nüfus ile borçlanma ciddi büyür (2000’ler sonrası dünya).
Sürekli artan krediler piyasada para arzını, miktarını arttırır. Bu da paranın alım gücünü düşürür, ürün fiyatları yükselir. Yani enflasyon, hatta enflasyon dalgaları oluşur. Toplumlar sözde daha çok gelir elde ederken, temel sosyal haklarını kaybetmeye başlar.
Teknolojik gelişim ile devletler ve şirketler maliyetlerini düşürebilir ve artık iş gücüne daha az ihtiyaç duyar. Zira üretimin temel faktörlerinden biri olan iş gücü artık teknoloji ile karşılanır olur.
Ancak ürünlerin satışı için de nüfus gereklidir. Bu yüzden bireyler ve toplumlar işlerini kaybederken, devletler önceleri işsizlik maaşları ve hatta yakın zamanda olduğu gibi yoksulluk maaşları getirmeye başlar (2026″da TR’de de uygulanmaya başlayacak).
Ve Dünya; nüfus, borçluluk ile teknolojik gelişim (bilgisayar teknolojisi gelişimi, robotik gelişim ve yapay zekâ) arasında açmaza girer.
Ancak sonuçtan kaçınılamaz. Nüfus azalacaktır. Zira artık ihtiyaç yoktur.
Finansal sistem ise verdiği borçları devletleri ve toplumları ele geçirerek geri alır.
İşte yeni dünya düzeni tam da budur.
Ancak şu da unutulmamalıdır ki, her şeyi ele geçiren finansal sistem, insanların yaşama gayesini de ortadan kaldırır. Ve eninde sonunda kendisiyle kalır. Ve sonunda sistem kendini yok eder.
O gün geldiğinde toprak ve su önemli olacaktır.
İşte 3. Dünya Savaşı veya Big Reset, bir başka deyişle Yeni Tufan budur.
“Devletlerden önce toplumlar yıkılır.”
“İnsanlar için var olan devletler ve sistemler, devletler ve sistemler için var olan insanlığa dönüşmüşse, devletler ve sistem kendi kendisinin katili olacaktır.”

1975 doğumlu olan D. Tayfun Köylüoğlu, Darüşşafaka Lisesi'nin ardından Marmara Üniversitesi İktisat fakültesinden mezun oldu. Aynı yıl, 1998’de Koçbank Teftiş Kurulunda iş hayatına Banka Müfettiş Yardımcısı olarak başladı. İş hayatının ilk yılında Marmara Üniversitesi Endüstri İlişkileri alanında Master Programına başladı. (Devamı için Tıklayınız)

