Gitmek mi kalmak mi

Dilek Kanlı     |  

Gitmek mi Kalmak mı?

Bu yazı, çocuklarının geleceği için kalbi ikiye bölünmüş tüm anne babalara armağan olsun.

Son zamanlarda çevremde sık sık aynı cümleyi duyuyorum:

“Çocuğumu yurt dışına göndermeyi düşünüyorum.”

Bazı arkadaşlarım bunu yüksek sesle söylüyor, bazıları ise henüz tam karar verememiş, sessizce içlerinde plan yapıyorlar.
Belli ki artık birçok aile için bu konu ciddi bir hazırlık haline geldi.
Sebebi ne olursa olsun; bu kararın ardında ortak bir duygu var: endişe

Geleceğe dair belirsizlik, umutla kaygının birbirine karıştığı bir dönemden geçiyoruz.
Anne babalar, yıllardır emek verip özenle yetiştirdikleri evlatlarının güvenle, emeğinin karşılığını alarak yaşayabilecekleri bir dünyaları olsun istiyor.

Ve eğer bu dünya onlara burada sunulamıyorsa, o zaman kalplerinde kocaman bir özlem boşluğu açmayı göze alıyorlar.

Gitmek kolay değil…
Dilini, kültürünü, sevdiklerini geride bırakmak hiç kolay değil.
Ama kalmak da kolay değil artık.
Kalan, umudunu korumaya çalışıyor; giden, ardında bıraktıklarını düşünmeden edemiyor.

Üstelik giden gençlerimizin hikâyeleri de birbirinden çok farklı.
Bazıları yeni bir ülkede kendine bir yaşam kuruyor, bazıları ise aradığını bulamayınca geri dönüyor. Bu geri dönüşlerde de ailelerde ve gençlerde farklı hayal kırıklıkları yaşanmaya başlıyor. Ama bu bir başarı ya da başarısızlık meselesi değil. İnsanın kişiliği, dönemin koşulları, yaşamın ona sunduğu fırsatlar hepsi bu yolculuğun bir parçası. Çocuklarımız nereye giderse gitsin, onlara kattığımız değerler, bizden çok daha uzağa ulaşır.

Bugün yalnızca Türkiye’nin değil, pek çok gelişmekte olan ülkenin gençleri de aynı hayali kuruyor.
Göç artık sadece “gitmek” değil; dünyanın ortak hikâyesi haline geliyor.
Belki bir süre sonra sınırlar yalnızca siyaseti ilgilendiren çizgiler olacak;
insanlar ise farklı kültürlerle iç içe, birbirine geçiş içinde yaşamayı öğrenecek.

Ve belki de o zaman, “gitmek mi kalmak mı?” sorusunun yerini başka bir soru alacak:

“Nerede olursam olayım, kendimi nasıl var edebilirim?”

Çünkü umut, bulunduğumuz yerde değil; insanın içinde yeşerir. O yüzden de bütün bu karamsar ortama inat; üreten, düşünen ve seven insanlar olarak umudumuzu diri tutalım ve karanlığa ışık tutalım.

Dilek Kanlı
Dilek Kanlı
Danışman, Eğitmen & Koç

1971 Gaziantep doğumlu Dilek Kanlı, İstanbul Üniversitesi işletme Fakültesi mezuniyetinden sonra Bankacılık hayatına Gaziantep’te başlamıştır. Demirbank Gaziantep Şubesinde çalışırken “Değişim Projesi” adı altında yürütülen, aslında günümüzün “agile” olarak tanımlanan yönetim modeline en hızlı uyum sağlayan ekip liderliği başarısı ile birlikte Genel Müdürlük Kurumsal Bankacılık bölümüne geçmiştir. Bankacılık hayatı boyunca birçok strateji ve organizasyonel değişimde yer alarak Demirbank-HSBC, Oyakbank-ING ve en sonunda da TEB-Fortis birleşmelerinde aktif rol oynamıştır.

(Devamı için Tıklayınız)

Yorumlar devre dışıdır