Ayin kahvesi latte

Korhan Alev     |  

Ayın Kahve Önerisi

Ayın Kahve Önerisi: Latte

Tüm dünyanın en popüler espresso temelli kahvelerinden birisi olan Latte, 1 veya 1.5 shot espressonun üzerine 120 ml buharda ısıtılmış sıcak süt eklenmesiyle hazırlanır.

Kafelerde Latte hazırlanırken 18 gram ince öğütülmüş espresso çekirdeği kullanılır. Ardından bir shot espresso elde edilir ve üzerine buharda ısıtılmış süt eklenir.

Siz de evde kafe kalitesinde sıcak Latte yapmak için espresso makinenizden önce tek shot espresso almalı; ardından espressonun üzerine 120 ml buharda ısıtılmış veya süt köpürtücüde köpürtülmüş süt eklemelisiniz.

Kahvenin Keşfi

Kahvenin keşfedilmesi, kahve tarihinde hakkında en az doğru bilginin; dolayısıyla da en çok efsanenin olduğu dönemdir. Bu konuda yüzyıllardır anlatılagelen iki farklı efsane vardır.

Bunlardan ilki, kahvenin 9. yüzyılda Etiyopyalı bir çobanın güttüğü keçiler tarafından keşfedilme hikayesidir. Kaldi isimli bu çoban, keçilerinin bir ağacın meyvelerini yedikten sonra daha hareketli olduklarını fark eder. Daha sonra Kaldi’nin içinde bir merak uyanır ve kendisi de bu meyvenin tadına bakmak ister.

Bunun üzerine ertesi gün o da keçilerle birlikte ağacın altına gider ve keçilerin yediği yeşil yapraklı ve kırmızı kabuklu meyveyi dener. Meyveyi yedikten sonra kendisinin de tıpkı keçiler gibi çok daha enerjik ve mutlu olduğunu fark eder.

Kaldi, yaşadığı mutluluğu içinde tutamaz ve koşarak Etiyopya’nın yerel manastırındaki keşişlere yaşadığı durumu anlatır. Daha sonra keşişler de meyvenin tadına bakar fakat beğenmedikleri için ateşe atarlar. Çünkü Kaldi’nin getirdiği meyvenin tadı onlara çok acı gelmiştir.

Fakat sonra bir şey olur ve meyveler ateşte kavrulurken etrafa güzel bir koku yayılır. Bu kez baş derviş kavrulan meyvelerden bir içecek yapar ve tadına bakar. Sonra sırasıyla bütün keşişler bu içeceği içer ve hepsi çok beğenir. İçtikleri içecek keşişlerin bütün gece uyumadan ayakta durmalarını sağlar, böylece gece boyunca birlikte dua ederler.

İçtikleri bu içeceğin etkisinden öyle memnun kalırlar ki “kahveh” olarak adlandırdıkları kahve bitkisinin ünü yavaş yavaş tüm Etiyopya halkına yayılır. Elbette zaman içinde halk arasında ağızdan ağıza dolaşır ve sonunda tüm Arap yarımadası bu nefis içecekten haberdar olur…

Kahvenin keşfi ile ilgili anlatılan bir diğer hikâye de Kaldi’nin hikayesi ile benzer özellikler taşımaktadır. Efsaneye göre 1200’lü yıllarda Etiyopya’da yaşayan Şazeli isimli bir derviş, bilinmeyen bir sebepten dolayı bulunduğu dergâhtan sürülür.

Derviş, aç ve susuz bir şekilde kendisine yeni bir yurt aramaya koyulur. Fakat geçtiği yollarda ne karnını doyurabileceği bir yiyecek ne de susuzluğunu giderebileceği bir içecek bulunmaktadır.

Çaresiz bir halde dolaştığı sırada karşısına kocaman, dallarında yemyeşil yaprakları ve kıpkırmızı meyveleri olan bir ağaç çıkar. Derviş karnımı doyurayım düşüncesiyle meyveleri yiyerek hayatta kalmaya çalışır.

Aradan zaman geçince dervişin arkadaşları bu ayrılığa dayanamaz ve Şazeli’yi bulmak üzere yola çıkarlar. Kısa sürede onun yanına ulaşırlar fakat derviş hastalanmış ve yollarda bitap düşmüştür.

Geri dönecek zamanları olmadığından dervişin karnını doyurmak için yediği kırmızı meyveleri, yanlarında getirdikleri bir testi su ile kaynatıp Şazeli’ye içirirler. Ardından arkadaşlarının çok kısa bir süre içerisinde iyileştiğine şahit olurlar ve kendileri de şifa niyetine bu içecekten içmeye başlarlar.

Bu şifalı içeceğin ünü dillerden dile dolaşır ve herkese yayılır. Böylece gencinden yaşlısına hemen herkes, şifalı etkilerinden yararlanmak için “sihirli meyve” olarak adlandırdıkları bu içeceği tüketmeye başlar.

Kahvenin keşfi ile ilgili en çok anlatılan bu iki efsanenin hangisinin doğru olduğu bilinmese de her iki hikâyenin sonunda da kahvenin ünü yavaş yavaş farklı coğrafyalara yayılmaktadır.

Yorumlar devre dışıdır